‘Gerilim’ olur musun?

22
0
PAYLAŞ

Siyasetin beslendiği tek kaynak ne yazık ki sadece gerilim politikaları’ oldu Türkiye’de. Herkes geriliyor, gerildikçe geriyorlar ve ortayla çıkan çatışma, bir sonuca gidilmesine engel oluyor. Bundan daha tuhafı ise, halkın da bu gerilimden rahatsız olmaması. her şeyi bir korku filmi izler gibi izlemesi.
Bu durum bana garip geliyor. Türkiye Cumhuriyet Tarihi boyunca, gerilimin yaşanmadığı bir dönem söyler misiniz bana?
Tek parti iktidarından çok parti iktidarına geçiş dönemindeki gerilimi düşünün. Çok partili dönem, demokrasi değil, gerilim getirdi Türkiye’de. Demokrasi için çabalayanlar da bu gerilimin kurbanı oldu kimi zaman. Diyorum ya, tuhafı, gerilim politikalarının prim yapması. Kimsenin “dur” demeye niyeti yok.
En ufak tepki bile gerilim nedeni oluyor. Ecevit Hükümeti ile Çankaya arasındaki gerilim, “Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük ekonomik krizi” olarak tarihe geçti. O kriz herkesi, hepimizi çarptı. Ama buna rağmen gerilim düşmedi.
Hükümetler kurmak, koalisyon oluşturmak hep gerilim üretti memlekette. Tabi bir de tam tersi oldu. Hükümetlerin dağılması da ayrı bir gerilim noktası oldu Türkiye için. Dünyadaki gelişmelerin Türkiye’ye yansıması, alınan kararlar, hep gerilim doğurdu. Avrupa Birliği sürecinde olup bitenleri hatırlayın. Hazırlanan yeni yasalar, bir yandan değişime öncülük ederken, diğer yandan gerilim odağı haline geldi. Geldik bugünlere.
Şimdiki en büyük gerilim odağı Cumhurbaşkanı seçim süreci. Her cumhurbaşkanlığı seçimi bir gerilim vesilesiydi. Galiba sonuncusu, hepsinin toplamı kadar gerilim üretecek gibi görünüyor. Fakat kimsenin, hiçbir şekilde çözüm üretmeye de niyeti yok.
İki ayrı uç, bir mıknatıs gibi toplumu kendine çekiyor. Sivil toplum, çözüm üretme kaygısını hiç taşımadan uçlara savruluveriyor. Gerilim artıyor. Kimi zaman Türkiye’de olup bitenler bir korku filmi gibi.
Kimsenin uzlaşmaya, çözüm üretmeye de niyeti yok. Üstelik herkes aynı şeyi söylüyor: “Gerilim
politikaları kimseye bir şey kazandırmaz.” Buna rağmen ‘çözüm üreten de’ yok.
Türkiye’de siyaset, çok uzun süredir gerilimle besleniyor. Her olay, her gelişme yeni bir gerilim kaynağı. Fakat sonuçları hep kötü oluyor. Son dönemdeki etkisi ise, doğrudan toplum üzerinde görülüyor. Herkes bir diğerini, ‘öteki’ olarak nitelendirince, ‘uzlaşma’ olanaksız hale geliyor.
Gerilim sürdükçe, insanlar da umudunu kaybediyor.
(NOT: 06.04.2007 tarihinde Posta Gazetesi’nde yayınlanan yazım)