Bir ayrılık mektubu

55
0
PAYLAŞ

“Üzgün müsün” diye sordum, “Hayır” dedi. “Peki neden ağlıyorsun?” diye sordum, “Bittiği için” dedi. “Ama ağlıyorsan üzgün olman gerekir. Ayrıldığınız için üzülmüyorsan, neden ağlıyorsun?” diye sordum, “Her başlangıç bizleri bitişe doğru götürür. Geriye yaşanmışlık kalır. Bir de sonraki umutlar.
Hayat da böyle değil mi zaten?” dedi. “Peki ayrılık seni gerçekten üzmedi mi?” diye sordum. “Ayrıldığıma üzülüyorum, yaşadıklarıma seviniyorum. Bir de hayatın beni götüreceği yeni yerleri merak ediyorum. Hayata, yaşayarak kafa tutuyorum. Ölüm gibidir ayrılık ama ayrılık ölüm değil.”
Okuduğunuz diyalogun gerçekçiliği, herkese göre değişir.
Bu konuşmanın ardından, ülke gündeminin, havalardan bile fazla bunalttığı şu günlerde duygularım beni, ‘Aşık Olan Terk Eder’ isimli romanımda yer verdiğim bir ayrılık mektubuna götürdü. Bir kez daha sizinle paylaşmak istedim.

“Teşekkür ederim!
Sana, en çok sana, bir tek sana kayan bir yıldızı yakalama başarısı gösterdiğin için.
Teşekkür ederim!
Hayatımın Peter Pan’ı olduğun ve beni arkandan “mutluluklar ülkesi”ne götürüp sonra yine yatağımda uyandırdığın için.
Teşekkür ederim!
Hayatımın içinden geçip giderken geride gökkuşağı renklerinde izler bıraktığın için.
Teşekkür ederim!
Dürüstlüğüne, gecikse de kimi zaman geriye dönüp onu tamamlamana.
Teşekkür ederim!
Dostluğuna, sırtta bıçak izleri bırakmayan.
Teşekkür ederim!
Sıcaklığına, tüm kış üşümelerimi silip aldığın için.
Teşekkür ederim!
Hata yapmam diyerek tüm hatalarını sevimli kılıp hayatı kolaylaştırmana.
Teşekkür ederim!
Aşkına, hayatı anlamlı kıldı, geride kalsa da.
Teşekkür ederim!
Asıl gücün duygulara karşı durmakla sınandığını öğrettiğin için.
Teşekkür ederim!
Duruşunla hayatımı güzelleştirdiğin için.
Teşekkür ederim!
Sana, en çok sana, bir tek sana… Kirlenmiş yollardan geçerken bile yüreğindeki temizliği koruduğun için.
Teşekkür ederim!
Gülüşlerinden hayatıma bir gökyüzü yaptığın için.
Teşekkür ederim!
Sana, bir tek sana, en çok sana… Tüm duvarlarımı kendine boyadığın için.”


(NOT: 24.06.2007 tarihinde Posta Gazetesi’nde yayınlanan yazım)