Kadın iktidarı

271
0
PAYLAŞ

“Kadınların iktidarı çocuklar üzerinde egzersiz eder.” Böyle söylemiş bir kadın arkadaşı Reha Muhtar’a. O da köşesine taşımış bu konuyu.
Kadın iktidarını irdeliyor, “Güç, erkekte bir cazibe unsuruydu” diyor. Kısmen katılıyorum. Ama mesele bu kadar basit değil. Çocuklar üzerinden kurulacak bir iktidar, sadece kadının gördüğü boşluğu, kendi güdüsüyle doldurmaya çalışmasının bir sonucudur. Çünkü kadınlar, erkek üzerinde, sadece bir noktadan iktidar arayışında bulunmaz. Kadın, erkeğin boş bıraktığı her alana girer. Buradaki amaç, iktidar oluşturmak değil, erkeğin eksiğini, içgüdüsel olarak kapatmaktır. Bu yüzden bulduğu her boşluğu doldurur.
Erkekler ise, kadınlarla olan ilişkisinde, Tanrı’nın kendine bahşettiği doğal iktidarı bir üstünlük olarak varsayar. Ama en çok yanıldığı nokta burasıdır. Çünkü eğer bu ‘doğal iktidar’ kontrol dışına çıkarsa, egemenlik de kaybedilmiş demektir.
Erkek, iktidarı, erkeksi iktidarla algılar. Bu siyasette de böyledir. Oysa iktidar, kontrol edilemezse,
insanı kör edebilir. Siyaseten iktidar veya iktidar adayı olan kişi, ‘yapabilme gücünün’ etkisi altına girdikçe somut koşulları tahlil ve kontrol yeteneğini kaybeder ve böylece farkına bile varamadan iktidarını da kaybeder/devreder.
Çünkü kontrol dışına çıkan iktidar, insanı kör eder. Erkeksi iktidarda da durum pek farklı değildir. Bunu salt bir güç olarak algılayıp, kadınlar üzerinde böyle bir iktidar kurmaya kalkan erkekler hata yapar ki; erkek milleti de sıklıkla bu hataya düşer. Çünkü kadınlar, doğaları gereği daha zeki ve daha güçlüdür. Erkeğin eksik olan yanını gördüklerinde, otomatik olarak orayı doldurur. Erkeksi iktidarı, salt bir iktidar
olarak gören erkek de hata yapar ve bu hatayı kadın çok net görür. İpleri eline alır. Kendi iktidarını oraya, erkeğin farkında olmadan güçsüzlük yarattığı yere kurar. Yani onun cinsel organı üzerine.
Konuyu biraz daha açayım. Kadınlar, güçlerini kontrol eden erkekleri tehlikeli bulur. Çünkü gücü kontrol eden erkek, karşısındakini de kontrol edebilir.
Kadın-erkek ilişkilerinde (eğer erkeksi gücü, erkeksi iktidar olarak düşünecek olursak), kontrollü erkekler kadınları biraz ürkütür. Çünkü kendisine iktidar alanı bulamayacağını düşünür. Oysa bir erkek, erkeksi gücüne, yani cinsel organına hakim değilse, ortada büyük bir zaaf var demektir.
Kadınlar bu zaaf nedeniyle boş bırakılan, terk edilen alanı çok iyi görür, hatta orayı ele geçirip kendi iktidarını ilan eder. Sıklıkla, erkekler, bu zafiyetin farkında değillerdir. Tabii iktidarlarının elden gittiğinin de.
Oysa cinsel organına hakim olan erkekler, kendine de hakimdir. Elinde bulundurduğu gücün farkındadır. Ne yapabileceğini ya da -en az bunun kadar önemli- ne yapamayacağını da bilir.
Balans ayarını iyi yapan erkekler, kadınları korkutur, kuşkulu yaklaşmalarına neden olur. Kadınlar için en tehlikeli erkek tipi de budur.
Kendi cinselliğinin ya da bir başka deyişle, iktidarının bilincinde olan erkekler. Çünkü kadınlar, böylesi erkeklerde, kendilerine iktidar alanı bulamazlar. Hani bir reklam sloganı vardır ya; “Kontrol edilemeyen güç güç değildir.” İşte durumu en iyi özetleyen cümledir bu. Erkeksi gücünü kontrol edemeyen erkek, karşısındaki kadını da kontrol edemez. Kadına, iktidar alanı açar. Bu o kadar kötü değildir. Ama ne yaptığını bilmeyen bir erkek, ne yapacağını da bilmez.

(NOT: 20.06.2006 tarihinde Posta Gazetesi’nde yayınlanan yazım)