‘Yorucu’ usülü evlilikler…

370
0
PAYLAŞ

Zaman değişti, ama ‘görücü usulü’ evlilikler devam ediyor. E normal. Hele hele bizim gibi hâlâ yarı feodal bir ülkede geçerli bir yol. Anne baba, eş dost devreye girer, evin delikanlısı için kız istemeye gidilir. “Allahın emri, peygamberin kavli…”
Öncesi ve sonrası bildik işler yani.Nikah, düğün, aile efradı. Eh çoluk çocuk derken, o çarkın periyodik işleyişinde devam edip gidiyor hayat. Bu kadarı normal. Görücü usulü evlilik’ ve sonrası.
Bir de bunun tam tersi durum vardır. İkili ilişkiler başlar, flört sürer, sevgililer mutlu sıcak yuva hayalini aileleriyle paylaşır ve süreç devam eder. Bu tarzın da öncesi ve sonrası bildik işler.
Nikah, düğün, aile efradı. Sonra çoluk çocuk ve hayatın periyodik çarkları. Bunlar çok doğal. Ancak bir tehlike vardır bütününde. Pek görülmez. Konuşulmaz. “Yorucu usulü evlilik” tehlikesi. İnsanlar da, kurumlar da,kavramlar da, ilişkiler de yorulur. Bunun sorumlusu da genellikle yoktur.
Belki suç aranabilir, ama suçlu ilan etmek de pek bir acımasız yargı olur.
Hayatın olağan sorunları, art arda yaşanmaya başlanır. Bir yandan hayat yorar, bir yandan iletişimi iyi kurulmamış bir ilişki. Çünkü ilişkide iletişim aksamaya başladığı zaman, kişi kendini anlatmak için daha fazla çaba harcar. Bu böyle sürerse, enerjisi tükenmeye yorulmaya da başlar.
Yüz yüze konuşan, ama birbirini anlamayan insanlar, gittikçe daha fazla yorulur. Buradaki sihirli sözcük arkadaşlıktır. Cünkü flört dediğimiz ilişki biçiminin temelinde arkadaşlık vardır ve bu ilişkiyi daha kolay taşır.
Ancak zaman, mekan ve evlilik kurumu önce arkadaşlığı ortadan kaldırır. Nedeni çoktur. İlişkinin biçimindeki yeni durum, ailevi münasebetler, üçüncü şahısların dahil olması vs.
Arkadaşlık ortadan kalkınca, ilişkinin yeni biçimi bir süre sonra tıkanır. Nedeni gayet basittir. Arkadaşlık doğada vardır. Doğaldır. Ancak evlilik doğal değildir. Doğada insanoğlundan başka hiçbir canlıda böylesi bir kuruma meyletme durumu yoktur. Ama arkadaşlık hep vardır.
Arkadaşlık ortadan kalktığı zaman, evlilik, üretim biçimini de değiştirir. Sonuç, “Yorucu usulde evliliğe dönüşür.” Hayat herkes için çekilmez olur. İlişkiyi bir yere götürecek enerji kalmamıştır. Tükenmişlik hissi. Ve ilişki yorucu usulüyle’ devam eder.
Hepsinden daha acımasızı tarafların bunu hiç fark etmemesidir. Oysa ilişki dönüştürülebilse, arkadaşlık unutulmasa her şey biraz daha kolaydır.
Sonra yorucu usulü evlilik, üzücü usulde devam eder. Sonuç çekilmez. Kendi enerjisini kaybeden, yanındakinin enerjisini de emer, tüketir ve alır götürür. Tükenir. Tüketilir. Yorucu usulü’ hale gelen evlilik tükenmeye doğru hızla gider. Kağıt üzerinde olmasa da, fiilen biter. Çünkü yorgunluk insanı da, duyguyu da, ilişkiyi de bitirir. Hayat enerjisini çalar. Her şey soluklaşır ve silinir, rengi kaçar, kokusu kaçar dünyanın. Ve adım atacak hal bırakmaz insanda.
Yorulmaya karşı tek önlem, dokunmak ve konuşmaktır. Çünkü insan enerjisini birbirinden alır ya da birbirini böyle tüketir.

(Not: 24.05.2006 tarihinde Posta Gazetesi’nde yayınlanan yazım)