“BENİ BU KADIN İÇİN Mİ TERK ETTİN?”

509
0
PAYLAŞ

Ülkerspor’un koçu Ergin Ataman, yeni sevgilisiyle gittiği restoranda eski sevgilisiyle karşılaşınca kızılca kıyamet kopmuş. Gazetelere yansıdığı kadarıyla eski sevgili, Ataman’ın yeni sevgiliyle birlikte oturduğu masaya yanaşıp “Beni bu kadın için mi terk ettin?” diye sorunca iş büyümüş ve esaslı bir tokatla son bulmuş. Tabii ki insanların bu çok özel durumuna ve yaşadıklarına dair yazmayacağım.
Benim takıldığım o soru cümlesi: “Beni bu kadın için mi terk ettin?”
Eski sevgili şunun ayırdına varamamış; “Aslında her tercih bir vazgeçiştir.” Ve yaşadığı karmaşık
duygulara doğru açıklamayı, o sorunun yanıtı getiremez. Çünkü aşk bitmiştir. Nasıl ki bir süre öncesine kadar başkasına duyulan hissiyat değişmişse bu sefer de o hanımefendiye karşı olan hisler değişmiş.
Ancak toplumsal tepkiler bu kadar basit gelişmiyor tabii. Genellikle terk edilen haklı görülür. Terk eden gaddar, duygusuz, aldatan, rezil… Bu hep böyle olmuştur.
Oysa kim, başkasının aklından, kalbinden geçenleri yorumlayabilir ki? Hangi ilişkinin ne kadar aşk olduğunu ya da olmadığını kim bilebilir ki? Tercihler vardır, sadece kişiyi ilgilendirir.
Üzerine en fazla bir-iki söz söyleyebilirsiniz. Ama henüz duyguları tartan terazi icat edilmedi.
Kuşkusuz terk edilenin yaşadığı hayal kırıklığı, duyguları, üzüntüsü, karşılıksız kalan aşkı çok önemli. Ama hayatın bu yönü basit bir tercihten oluşmuştur. Doğruluğunu, yanlışlığını kimsenin bilemediği.
Herkesin başına gelebilecek, kendimizin dışında olan tüm tercihler bizi kırabilir. Hele hele aşk yolunda… “Ben O’nu tercih etmişim. O da beni. Peki şimdi neden benden vazgeçiyor?” Aşkın gerekçesi yoktur ama ayrılığa neden çoktur.
Ayrılığın nedeni yeni bir aşk ise, sorulacak soru da yoktur. Sorgulanması gereken üçüncü kişi değil, ilişkinin kendisidir. O kadını ve veya o erkeği sorgulayamazsın. Zamanı gelmiştir sadece. Ölüm gibi. Ayrılığın zamanı.
Ölüme ağlanır, ölümün sebebine değil. Ayrılık girdi mi devreye, çoğunlukla sebebe ağlanır, vaktin geldiği unutularak.
Bir tercih ya da vazgeçiş. Fark etmez. Önemli olan sonuçtur. Bu yüzden çıkıp “Beni bu kadın -ya da erkek- için mi terk ettin?” sorusunun yanıtı sadece, evet ya da hayır ile verilemez.
Ve artık uzun cümleler kurma zamanı çoktan geçmiştir.

Not: 29.03.2006 tarihinde Posta Gazetesi’nde yayınlanan yazım.